Maaş haczi, Türkiye'de yüz binlerce çalışanı doğrudan etkileyen ve işverenlerin de dahil olduğu karmaşık bir süreç. Şu an geçerli kural basit: maaşın dörtte birini aşmayan sabit bir kesinti. Ama bu tablo yakında değişiyor.
Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı Cebrî İcra Kanunu Taslağı, 1932'den beri yürürlükte olan İcra ve İflas Kanunu'nu kökten değiştirmeyi hedefliyor. Bu değişikliğin merkezinde ise "gelire göre kademeli maaş haczi" sistemi var. Kısaca: aynı oran herkese uygulanmayacak; düşük gelirli çalışandan az, yüksek gelirli çalışandan daha fazla kesinti yapılabilecek.
Bu yazıda hem sistemin mantığını hem de bordro süreçlerine olası yansımalarını ele alacağız.
Mevcut Sistem Neden Yetersiz Kalıyor?
Bugünkü uygulamada maaş haczi oranı pratikte sabit: yüzde 25. Gelir düzeyi ne olursa olsun, asgari ücretle çalışan biriyle aylık 200 bin TL kazanan biri aynı kurala tabi.
Bu durum iki ayrı sorunu beraberinde getiriyor:
Bir yanda, asgari ücretli bir çalışanın maaşının dörtte birinin kesilmesi gerçek bir geçim baskısı yaratıyor. Öte yanda, yüksek gelirli borçlular için aynı oran tahsilatı yıllarca uzatabiliyor; alacaklı parayı çok daha geç alıyor.
Adalet Bakanlığı'nın kendi ifadesiyle bu durum "bazı hallerde hem borçlu hem alacaklı için adil değil." Yeni sistem bu dengesizliği gidermeyi amaçlıyor.
Taslaktaki Kademeli Haciz Sistemi Nasıl Çalışıyor?
Cebrî İcra Kanunu Taslağı'na göre haciz oranı, çalışanın net gelirinin asgari ücretle ilişkisine göre belirleniyor. Referans nokta olarak net asgari ücret esas alınıyor.
|
Gelir Düzeyi
|
Taslaktaki Haciz Oranı
|
|
Net asgari ücret kadar
|
%10
|
|
Asgari ücretin 2 katına kadar
|
%20
|
|
Asgari ücretin 3 katına kadar
|
%30
|
|
Asgari ücretin 5 katına kadar
|
%40
|
|
Asgari ücretin 7 katına kadar
|
%50
|
|
Asgari ücretin 9 katı ve üzeri
|
%60
|
Önemli not: Bu oranlar henüz yasalaşmamıştır. Taslak, 31 Ocak 2026 tarihine kadar görüşe açık kaldı. Bakanlık görüşleri değerlendirdikten sonra metnin nihai halini TBMM'ye sunacak.
Mevcut durumda yüzde 25 sabit oran geçerliliğini korumaktadır.
Örnek Üzerinden Bakalım
2026 asgari ücreti esas alarak somutlaştıralım (net asgari ücret: 28.075,50 TL):
Senaryo A — Asgari ücretli çalışan:Aylık net 28.075,50 TL geliri olan bir çalışandan mevcut sistemde yaklaşık 7.019 TL kesilebilir. Yeni sistemde bu rakam yaklaşık 2.808 TL'ye düşebilir.
Senaryo B — Orta gelirli çalışan: Aylık 84.000 TL gelir (asgari ücretin yaklaşık 3 katı) olan biri için taslaktaki oran yüzde 30. Mevcut sistemde en fazla 21.000 TL kesilirken, yeni sistemde 25.200 TL kesilebilecek — alacaklı açısından daha hızlı tahsilat anlamına geliyor.
Senaryo C — Yüksek gelirli çalışan: 200.000 TL geliri olan biri için oran yüzde 60'a çıkabiliyor. Bu kişinin maaşının 120.000 TL'sine kadar haciz konulabilecek; mevcut sistemde bu miktar sadece 50.000 TL.
Tablonun iki taraflı etkisi net: düşük gelirli çalışan korunuyor, yüksek gelirli borçlu daha hızlı ödüyor.
Emekli Maaşları Bu Tablonun Neresinde?
Taslak, emekli maaşı meselesini de netleştiriyor. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca SGK tarafından bağlanan emekli maaşlarına haciz konulamıyor. Yargıtay'ın 2024 tarihli içtihadı birleştirme kararı da bu korumayı pekiştirdi: emekli rıza göstermeden maaşına bloke uygulanamaz. Yeni taslak bu ilkeyi koruyor.
İK ekipleri için pratik hatırlatma: Emekli olup aynı zamanda çalışmaya devam eden "emekli çalışan" durumundaki kişilerde hangi gelirin haczedeceği konusu dikkat gerektiriyor. Burada kişinin çalışma geliri hacze konu olabilirken, emekli maaşı korunmalıdır.
Bordro Süreçlerine Yansımaları: Ne Değişiyor?
Kademeli haciz sistemi hayata geçerse, bugün nispeten mekanik işleyen maaş haczi süreci çok daha dikkat gerektiren bir yapıya dönüşecek. İK ve bordro ekipleri için öne çıkan başlıklar şunlar:
Gelir tabanının doğru belirlenmesi: Mevcut sistemde tek soru "bu çalışanın maaşı ne kadar?" idi. Yeni sistemde soru "bu çalışanın geliri asgari ücretin kaç katına denk geliyor?" şeklinde değişiyor. Baz ücretten farklı olarak prim, fazla mesai, ikramiye gibi kalemlerin hesaba dahil edilip edilmeyeceği pratikte kritik bir nokta haline gelecek.
Gelir değişikliklerinin anlık takibi: Zam, prim veya ek ödeme nedeniyle çalışanın gelir bandı değiştiğinde haciz oranının da güncellenmesi gerekecek. Yılda bir kez yapılan zam dönemlerinde bu güncellemenin gözden kaçması bordro hataları doğurabilir.
Çoklu hacizlerde sıralama: Birden fazla icra dosyası olan çalışanlarda hangi alacaklıya ne kadar kesinti yapılacağı, sıralama ve toplam kesinti üst sınırı daha fazla dikkat gerektiriyor. Mevcut sistemde de bu kural vardı; yeni sistemde oranlar değişince hesap daha karmaşık bir hal alabilir.
İşverenin yasal sorumluluğu: İcra dairesinden gelen müzekkereye uymayan işveren, kesilmeyen tutar kadar doğrudan sorumlu tutuluyor. İİK'nın 356. maddesi bu sorumluluğu açıkça düzenliyor. Kademeli sistem geldiğinde yanlış oranla kesinti yapmak da aynı riski doğuruyor.
Geliri eksik beyan eden çalışanlar: Taslak, gelirini düşük bildirerek daha az haciz oranına maruz kalmaya çalışan borçlular için idari ve cezai yaptırımlar öngörüyor. İşverenin de bu konuda dikkatli olması, bildirilen gelirle ödenen maaşın uyumlu olmasını sağlaması gerekiyor.
Bordro Yazılımları Bu Süreci Nasıl Karşılamalı?
Sabit yüzde 25 üzerinden ilerleyen bir bordro yazılımı, yeni sistemle birlikte yetersiz kalacak. Kademeli haciz sistemi için bordro altyapısında şu unsurların hazır olması gerekiyor:
Çalışan gelirinin her dönem asgari ücretle karşılaştırılması ve doğru banda otomatik yerleştirilmesi; gelir değişikliklerinde oranın güncellenmesi; birden fazla haciz dosyası olduğunda sıralama ve üst sınır hesabının doğru yapılması; mevzuat değişikliklerinin yazılıma yansıtılmasının hızlı olması.
Taslak Hangi Aşamada?
Cebrî İcra Kanunu Taslağı, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Bilim Komisyonu tarafından hazırlandı. Görüş süreci 31 Ocak 2026'da tamamlandı. Toplanan görüşler değerlendirildikten sonra metne son şekli verilecek ve taslak TBMM'ye sunulacak.
Bu süreç tamamlanana kadar mevcut İcra ve İflas Kanunu geçerliliğini korumaktadır. Yani bugün itibariyle maaş haczinde oran hâlâ yüzde 25.
Ancak önemli bir bağlam: Bu yasa, 1932'den bu yana ilk kapsamlı reform girişimi. Değişikliğin gecikmeli de olsa hayata geçmesi bekleniyor. İK ve bordro profesyonellerinin süreci bugünden takip etmesi, hazırlıksız yakalanmamak için kritik.
Sonuç
Gelire göre maaş haczi, prensipte doğru bir fikir: düşük gelirlinin korunması, yüksek gelirli borçlunun daha hızlı ödeme yapması. Sistem hem borçlu hem alacaklı hem de alacak tahsilatı süreçleri açısından daha dengeli bir tablo sunuyor.
İK profesyonelleri ve CEO'lar için mesele şu: bu değişiklik sadece hukuki bir düzenleme değil, bordro operasyonlarını doğrudan etkileyen bir dönüşüm. Çalışan gelirlerinin doğru takibi, oranların zamanında güncellenmesi ve haciz sıralamalarının hatasız uygulanması — bunların hepsi sistematik bir yapı gerektiriyor.
Taslak TBMM'ye sunulduğunda ve yasalaştığında, doğru altyapıya sahip olmak fark yaratacak. Şimdilik sürecin takipçisi olmak, hazır olmak demek.
Bu içerik bilgi amaçlıdır. Maaş hacziyle ilgili spesifik durumlar için bir hukuk danışmanına veya mali müşavire başvurmanız önerilir.